Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı/E-posta:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 28
» Son Üye: tokoss
» Toplam Konular: 12
» Toplam Yorumlar: 12

Detaylı İstatistikler

Son Yorumlar
İşte Türkiye'nin en çok s...
Forum: Ekonomi haberleri
Son Yorum: Zigibanda
09-10-2017, 11:40 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 131
Çin benzinli otomobilleri...
Forum: Ekonomi haberleri
Son Yorum: Zigibanda
09-10-2017, 11:37 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 123
Eski Polis, Fethullah Gül...
Forum: Türkiye'den haberler
Son Yorum: Zigibanda
09-10-2017, 11:35 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 138
15 Temmuz Gecesi Erdoğan'...
Forum: Türkiye'den haberler
Son Yorum: Zigibanda
09-10-2017, 11:34 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 123
15 Temmuz Gecesi Erdoğan'...
Forum: Türkiye'den haberler
Son Yorum: Zigibanda
09-10-2017, 11:32 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 112
Psikolojik Terimler Sözlü...
Forum: Ruh sağlığı
Son Yorum: Zigibanda
09-09-2017, 07:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 154
Psikolojinin tanımı
Forum: Ruh sağlığı
Son Yorum: Zigibanda
09-09-2017, 07:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 107
Psikolojinin tanımı
Forum: Ruh sağlığı
Son Yorum: Zigibanda
09-09-2017, 07:17 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 119
Pekingese hakkında bilgi
Forum: Hayvanlar alemi
Son Yorum: enes ebrem
09-08-2017, 10:32 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 132
Beagle hakkında bilgi
Forum: Hayvanlar alemi
Son Yorum: enes ebrem
09-08-2017, 10:25 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 139

 
Question İlacın Tarihçesi
Yazar: Zigibanda - 09-08-2017, 08:41 AM - Forum: İlaçlar - Yorum Yok

İlaç

İlaç, canlı hücre üzerinde meydana getirdiği tesir ile bir hastalığın teşhisini, iyileştirilmesi veya semptomlarının azaltılması amacıyla tedavisini veya bu hastalıktan korunmayı mümkün kılan, canlılara değişik uygulama yöntemleri ile verilen doğal, yarı sentetik veya sentetik kimyasal preparatlardır. Ticari ilaçlar ilaç firmaları tarafından üretilir ve genellikle patentlidir. Etken maddesinin patent süresi dolmuş ve birden çok firmanın üretebildiği ilaçlara ise jenerik ilaçlar denir.

İlaç, teşhis, hastalıklara karşı korunma, tedâvi veya hastalıkları teskin etmek amacıyla, canlılara muhtelif yollardan verilen, yaşayan varlıklar tarafından alındığında bir veya daha fazla fonksiyona etki eden doğal, veya kimyevî ( kimyasal) maddelere verilen isim.

İlaçlar uygulama yoluna, kimyasal özelliklerine ve etkilediği biyolojik sistemlere göre sınıflandırılabilir.

İlaçların

sindirim kanalı aracılı ile kana geçiş yoluna anteral yol denir. Bunun dışında kalan

injeksiyon,

buğuseptil gibi ilaç alma şekline de paranteral yol denir.

İlaçların kimyasal yapıları ile fizyolojik etkileri arasında bağlantı yoktur. Örneğin; alkollerin hem

hipnotik, hem

analgesik, hem de

antibiotik etkileri vardır. Çeşitli

aminler de analgesik,

antihistaminik ve

antimalerial etki gösterebilir. Bu nedenle ilaçlar genellikle fizyolojik etkilerine göre sınıflandırılır:

Sinir sistemini etkileyen ilaçlar

Merkezî sinir sistemini etkileyen ilaçlar

Anestetik ilaçlar

Hipnotik ve

sedatif ilaçlar

Analgesik ilaçlar

Perifer sinir sistemini etkileyen ilaçlar

Otonom sinir sistemini etkileyen ilaçlar

Kalp ve

damar sistemini etkileyen ilaçlar

Sindirim sistemini ve

barsakları etkileyen ilaçlar

Solunum sistemini etkileyen ilaçlar

Kemoterapik etki gösteren ilaçlar

Vitaminler ve

hormonlar

Dezenfektan ve

antiseptik etki gösteren ilaçlar

İlaç iki kısımdan meydana gelir:

Etkin madde (drog): Canlıda

fizyolojik etki gösteren bir veya birkaç

kimyasal madde karışımıdır.

Taşıyıcı (sıvağ): Etkin maddenin hasta tarafından kolay alınabilmesi veya iyi doze edilebilmesi için katılan fizyolojik etkisi olmayan kimyasal maddelerdir ( glukoz,

parafin,

gliserin gibi).

İlaçlar tesirlerini veriliş yoluna göre iki şekilde gösterir:

Lokal tesir: İlacın tatbik edildiği bölgede meydana getirdiği tesirdir.

Sistemik tesir: İlacın

kana karışıp dokulara yayıldıktan sonra organizmada meydana getirdiği etkidir.

Tarihçesi

Bilinen eldeki en eski bilgilere göre; Hippokrates, haşhaştan elde edilen afyonun ağrı giderici, yatıştırıcı ve uyku verici bir madde olduğunu bildirdi. Ayrıca güzel avrat otunun, karın boşluğunda yer alan çeşitli organların hastalıklarına ve ağrılarına iyi geldiğini de anlamıştı. Mîlâttan sonra 200 yıllarında yaşamış olan Galenus, otlardan ilâç hazırlama usûllerini tesbit etmiş ve bu sebepten günümüzde bitkilerden çıkarılan ilâçlara “galenik ilâçlar”adı verilmiştir.

İslâmiyetin doğuşu ile birlikte ilâç bilgisinde de büyük ilerlemeler meydana geldi. İlk resmî eczâneler 780 yılında, Halîfe Mansûr’un zamânında kuruldu. 860’da ilk resmî ilâç rehberi olarak bilinen Arapça Akrabadin hazırlatılmıştır. Ebû Bekr Râzî (854-932) ilâç îmâlinde tabiî arsenik, demir ve bakır sülfürlerini kullanarak kimyâ ilmini ilk defâ tıbbın hizmetine sunmuştur.

Müslüman-Türk âlimi Bîrûnî (973-1051)'nin 1050 senesinde 80 yaşındayken yazdığı Kitâb üs-Saydalâ adlı tıp ve eczâcılık eserinde, ilâçların ve şifâlı bitkilerin isimlerini Arapça, Farsça, Yunanca, Süryânice, Sanskritçe ve bâzılarınınkini bâzı Hind dillerine göre ve Türkçe olarak kaydetmiştir. Mîlâdın 11. asrında Endülüs’te yetişmiş tıp âlimi Ebü’l-Kâsım Ez-Zehrâvî’nin otuz ciltlik Et-Tasrîf adlı tıp ansiklopedisinin üçüncü cildinden yirmi beşinci cildine kadar olan kısmı ilâçlardan ve eczâcılıktan bahseder. Bütün bu eserler batı dillerine, Latince ve İbrâniceye tercüme edilmiş, Avrupa üniversitelerinde kaynak kitap olarak okutulmuştur.

Amerika’nın bulunmasıyla, Avrupa’ya kinin ve kokain gibi iki güçlü ilâç girdi.Kokainin özellikleri oldukça karmaşıktı. Fakat sıtma tedâvisinde kullanılan kinin, kısa zamanda her yerde şifâ veren bir ilâç olarak meşhur oldu. On sekizinci yüzyılda tıp dünyâsına çok değerli bir ilâç daha girdi. Bir çok kalb hastasının sağlıklarını borçlu oldukları bu ilâç, yüksük otundan elde edilen dijitaldi. Yirminci yüzyılın başında eczâcılıkta yukarıda adı geçen ilâçların, iştah açıcı bitkilerin, müshillerin ve kusturucuların dışında az ilâç bilinmekteydi. 1900 yılında, Çin’de incelemeler yapan İngiliz hekimlerinin efedrini bulmaları, tıpta önemli bir gelişme sayıldı. Günümüzde sentetik olarak yapılan ve astım tedâvisinde kullanılan bu ilâç, Çin’de 3000 yıldır, bir bitkiden çıkarılarak kullanılmaktaydı.

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Almanya’da kömürden elde edilen kimyevî hammaddelerden boya yapımı gittikçe gelişen bir endüstri dalı olmuştu. İlâçların da aynı şekilde yapılabileceği düşüncesiyle ilk olarak aspirin hazırlandı.

Paul Ehrlich, salvarsan adını verdiği firengi ilâcını bulmadan önce tam 605 kimyevî bileşiği deneyerek Ebû Bekr Râzî’den asırlar sonra kimyâ ilmini tıbbî gelişmelerde kullanmıştır. Bakterilerin yol açtığı hastalıkların tedâvisinin öncüsü olan salvarsanı, sonradan sülfamitler ve penisilin tâkip etmiştir.

Aynı dönemde vücudun çalışmasını inceleyen birçok fizyoloji uzmanı, ilâçların vücuttaki etkileriyle ilgilenmişlerdir. Bunun netîcesinde eczâcılık bilimi doğmuştur. Eczâcılar ilâçların insan vücudundaki etkileriyle ilgili pekçok bilgi toplamışlardır. Bu uzmanların gâyesi sağlam ve hastalıklı vücutlardaki kimyevî işlemlerin tanımlanması ve bu işlemler arasındaki farkın bir kimyevî madde yardımıyla istenilen yönde giderilmesidir.

Yirminci yüzyılın başlarında doktorlar sâdece, ağrı, sinirlilik, kalp yetersizliği, astım, karın ağrısı, kabızlık ve ishale karşı çok kısıtlı etki gösteren birçok galenik ilâçla, sıtma tedâvisinde kullanılan kinin ve uyuşturucu olarak kullanılan eter ve kloroformdan faydalanabiliyorlardı. Günümüzde ise ilâçla tedâvi edilemeyen pek az hastalık kalmıştır. 1969’da yapılan bir araştırma, en önemli 150 ilâçtan 140’ının 1945’ten sonra bulunduğunu ve bunların 77 tânesinin ancak 10 yıldır kullanılmakta olduğunu göstermiştir. Yakın bir gelecekte kanser ve kalb damarlarının tıkanıklığı gibi hastalıkları da büyük bir başarıyla tedâvi edecek ilâçların bulunacağı tahmin edilmektedir.

Bu ilâçların hazırlanması şu devrelerden geçer: Önce ilâç olarak kullanılabileceği düşünülen bir kimyevî maddenin 100 kadar değişik bileşiği hazırlanır. Hayvanlar üzerinde denenen bu maddelerden, amaca en yakın olanları seçilir ve daha ayrıntılı deneylerden geçirilir. Bu maddeler son devrede, hastalara uygulanarak ne derece etkili oldukları tesbit edilir.

İlâç hazırlama
Bir eczânede, bir ilâç laboratuvarında veya ilâç fabrikasında yapılabilir.

Bir hekim, diş hekimi veya veteriner hekim tarafından düzenlenmiş bir reçeteye göre ilâç hazırlanıp, fabrikalarda büyük miktarlarda yapılır. Hastâne eczâcılığında genellikle her hasta için ayrı ayrı ve az miktarlarda, ancak bâzı hallerde de belli ihtiyaca cevap verebilmek için toplu hâlde ilâç hazırlanır.

Bir ilâç iki kısımdan meydana gelir:

a) Müessir madde (drog),

b) Sıvağ (taşıyıcı, vehicle).

Müessir madde, drog veya droglar karışımı olabilir. İlâç hazırlamada kullanılan bitkisel, hayvansal veya kimyâsal asıllı ve aktif tesirli maddelere drog denir. Drogların canlılar tarafından kolayca ve en uygun şekilde alınabilmesi için gerekli işleri ve farmasötik şekilleri tâyin eden ve ilâçların en tesirli şekilde hazırlanması ile uğraşan ilim, eczâcılıktır.

Sıvağ, müessir maddenin fizikî veya kimyevî özelliklerine ve preparatın galenik şekline göre değişik bir madde veya maddeler karışımından meydana gelir.

Sıvağ, preparatta bâzan koku verici bâzan da koku ve lezzet düzeltici olarak rol oynar. En önemli faydası müessir maddenin hasta tarafından kolay alınabilmesini ve dozunun iyi ayarlanabilmesini sağlamaktır. Meselâ aromatik (kokulu) suların veya maddelerin çoğu ayrı ayrı veya karışımlar hâlinde sıvı halde hazırlanan preparatlar için sıvağ olarak kullanılır.

İlâçlar kullanılış şekillerine, özelliklerine, tesirlerine göre sınıflandırılır. Bir reçetede yazılan ilâç şekilleri başlıca üç gruba ayrılır: 1) Offisinal ilâçlar, 2) Majistral ilâçlar, 3) Spesialiteler.

Offisinal ilâçlar: Kodeks veya yürürlükte bulunan resmî kitapların kabul ettiği düzen ve formüle göre eczânelerde hazırlanıp saklanan ilâç şekilleridir. Ancak tâze hazırlanması gereken veya beklemekle bozulan bâzı offisinal ilâçlar eczânede hazır bulundurulamaz, gerektiği zaman hazırlanır. Meselâ: Asit sitrik şurubu, Rivier posyonu gibi.

Majistral ilâçlar: Hekimin düzenlediği formüle göre ve reçete eczâneye getirildikten sonra eczâcı tarafından hazırlanır.

Rp. Codein

Dionina 0,02 gr (herbirinden 0,02 gr)

Excipient q.s (yeterli miktarda dolgu maddesi)

bir pilül için

No. X (on tane)

şeklindeki reçete ile eczâcı tarafından majistral ilâç hazırlanır. Bu grup ilâçlar tâze olarak hazırlanmakta ve dozları daha hassas olarak ayarlanabilmektedir. Ayrıca majistral ilâçlar hastanın kendisi için özel hazırlandıklarından psikolojik tedâvi de sağlamaktadır.

Spesialiteler (Müstahzarlar)
Ülkemizde Sağlık Bakanlığından ruhsat aldıktan sonra bir ilâç laboratuvarı veya fabrikasında hazırlanıp mâmul halde satışa çıkarılan ve eczânelerde hazır halde bulunan ve hasta sâhibine reçete ile veya reçetesiz olarak verilen ilâçlardır. Türk kodeksi (T.K.) nde kayıtlı olan formüller aynı isim altında olmak şartı ile ruhsatsız olarak müstahzar olarak piyasada çıkartılabilir. Bu durumda standartların kodekse uygun olması gerekir. Diğer taraftan kodekste drog hâlinde kayıtlı olan fakat galenik şekli formül olarak bulunmayan maddelerin preparatları ruhsatsız olarak hazırlanamaz. Aspirin, sulfamit gibi maddeler kodekste drog olarak kayıtlı oldukları hâlde, diğer bir galenik formül hâlinde kayıtlı olmadıkları için preparatları ruhsatsız olarak piyasaya çıkarılmaz.

Spesialiteler (müstahzarlar) isminden de anlaşılabileceği gibi gerek müessir madde ve gerekse hazırlama tekniği bakımından özel bir durum göstermeli ve orijinal özellikleri olmalıdır. Aksi takdirde eczânede kolayca hazırlanabilecek ve aynı tesiri gösterecek çeşitli formüllerin spesialite şeklinde hazırlanması uygun değildir.

Zehirli, uyuşturucu maddeler ihtivâ eden müstahzarlar; içinde antibiyotik, hormon veya alkaloit bulunduran spesialiteler; çocuk, ihtiyar ve hâmilelere verilen ilâçlar mutlaka reçete ile verilmelidir. Kezâ, tedâvîye yeni giren veya tesir mekanizması tam olarak bilinmeyen, tedâvîde değişik alanlarda kullanılabilen spesialiteler ile alışkanlık yapan, vücutta birikebilen veya zararlı tesiri bilinen ilâçlar da reçetesiz verilmemelidir. Reçete ile verilen ilâçlar doktor kaydı olmadan tekrarlanmamalıdır.

Bugün aynı formülün çok sayıda spesialitesi satışa çıkarılmaktadır. Eczacının hangi sebeple galenik şeklin kullanılması gerektiğini iyi bilmesi gerekir. Reçeteye yazılan bir müstahzarın istenilen şeklinin hastaya verilmesi mecbûridir. Değişiklik ancak reçeteyi yazan doktorla istişâreden sonra yapılabilir. Reçete ile verilen müstahzarlar da reçete kayıt defterine kaydedilmelidir. Ayrıca müstahzarların şişesi ve kutusuna ismini kapatmayacak şekilde bir etiket yapıştırılmalı, bu etiketin üzerine hastanın adı ve soyadı kullanılış şekli açık olarak yazılmalıdır. Buna ayrıca târih ve kayıt numarası ilave edilir.

Bugün eczânelerde reçeteli ve reçetesiz olarak satılan ve reçetelerde yazılan ilâçların çoğunu spesialiteler teşkil etmektedir.

Günümüzde batı dünyâsında 150.000 civârında spesialite olduğu bilinmektedir. Birbirinin aynı olmamak kaydıyla yaklaşık 5000 kadar müstahzar bilinen hastaları tedâvi etmeye kâfi gelecektir. Türkiye’de 3000 civârında müstahzar bulunmaktadır. İlâçların birbirine benzemesi veya formüllerin çok yakın olup aynı tesire sâhip olmaları birçok zorluklara yol açmaktadır.

Müstahzarların çok kullanılan galenik şekillerini gösteren kısaltmalar şu şekildedir: Amp (ampul), Compr (komprime), Gtt (goutte-damla), Dr (draje), İnj (injeksiyon), Past (pastil), Pil (pilül), Pulv (toz), Sir (şurup), Sol (solüsyon), Susp (süspansiyon), Teint (tentür), Ungt (merhem).

Bir ilâcın tesirliliğini büyük ölçüde hastaya veriliş biçimi belirler. Şırınga edilen yerin değiştirilmesiyle ilâcın kan dolaşımına daha çabuk girmesi sağlanabilir. İlâç derinin hemen altına şırınga edilirse yavaş, kastan (adale içi) verilirse daha hızlı, damardan verilirse en hızlı biçimde kana geçer. Hızlı kana geçmesi gereken ilâçlar dil altına yerleştirilerek emilir; ağızdan alınan ilâçlar genellikle yutulur ve bu sebeple mîde suyunda eriyecek biçimde hazırlanır. Uzun süreli etki göstermesi istenen ilâçlar, mîde asitine dayanıklı olan fakat ince barsakta hemen çözülen bir maddeyle kaplanırlar. Kısa sürede etki göstermesi gereken ilâçlar ise gözenekli bir maddeyle kaplanarak yutulduktan sonra, ilâç maddesinin gözeneklerden dışarı sızması sağlanır. İlâçların vücutta kalma süresi değişiklik gösterir.

İlâçları doktora danışmadan ve lüzumsuz olarak kullanmanın birçok mahzurları vardır: Lüzumsuz ilâç kullanımı israftır, çünkü ilâçlar oldukça pahalıdır. Birisine faydalı olan bir ilâç, danışılmadan bir başkasına verilirse ve o kişinin bünyesi o ilâca hassas ise ölüme kadar giden allerjik olaylar meydana gelebilir. Lüzumsuz ilâç kullanımı vücutta alışkanlık yapabilir ve o ilâcı almadığı zaman kişi kriz geçirir. Bunun en güzel misali sâkinleştirici ve uyku verici ilâçlardır.

Lüzumsuz ve yetersiz antibiyotik kullanımı da çok mahzurludur. Birçok insanlar en ufak bir ateş, bir başağrısı, hattâ hafif bir halsizlik durumunda hemen antibiyotik almakta ve birkaç tâne aldıktan sonra, kendilerini iyi hissedince bırakmaktadırlar. Antibiyotiklerin etkili olabilmesi için yeterli dozda en az beş gün üstüste kullanılması gerekmektedir. Antibiyotiklerin en ufak bir rahatsızlıkta, yetersiz dozda veya kısa sürede kullanılmaları netîcesinde mikroplarda antibiyotiklere karşı bir direnç meydana gelmekte ve sonradan ortaya çıkabilecek olan ciddî bir enfeksiyon hastalığında antibiyotikler etkili olamamaktadırlar.

Çeşitli hastalıklar için ayrı ayrı ilâçlar kullanılmaktadır. Her ilâcın hastalığa tesiri, pek kâfi değildir. Bununla berâber bâzı ilâçların faydası, ekmeğin açlığı ve suyun susuzluğu giderdiği gibi kat’î olup apaçık meydandadır. Kinin bileşiklerinin sıtmaya, salisilatların romatizmaya, aşı ve serumların, antibiyotiklerin ve sülfamidlerin de bakterilere karşı tesiri böyledir. Hastalıklara karşı ilâç kullanmak çok eski zamanlardan beri bilinmektedir. İnsanlara her hususta rehber olmak üzere gönderilen bütün peygamberler, hastalara tabiplik de yaparak kullanacakları ilâçları öğretmişler ve en azından bu hususta yol göstermişlerdir.

Bu konuyu yazdır

  Evde kedi bakımı
Yazar: enes ebrem - 09-08-2017, 01:16 AM - Forum: Hayvanlar alemi - Yorum Yok

Kediler bakımı kolay hayvanlardır ama ilgi isteyen hayvanlardır bu gün kedilerin bakımını bölümlere ayırıp anlatacağım 

Tuvalet Eğitimi 
Kedilerin Tuvalet eğitimleri kolaydır sadece ona Veteriner de yada petshopda satılan kokulu kumlardan almaktır bu kadar kolay olacaktır fakat Erkek kediler büyüdüklerinde yerini işaretlemek amacı ile yere tuvaletlerini yapabilir odasını değiştirip tuvalet yaptığı yeri karbonatlı suyla silmek yetecektir
Yavrularda oyun
yavrular küçük iken size zarar verebilir ama sorun olmaz onlara eğer vurursanız sadece hırçınlaşır o yaptığı hatayı anlamaz biraz büydüğünde oyun isteği olmayacaktır zaten sadece ona küçük iken uzun oyuncaklarla ve elinizi korunaklı kılabilicek bir oyuncak ile oynatmanızı öneririm 
Aşıları
kedilerin aşısı 2 ila 3 aylık iken ilk aşısı yapılır İç parazit (evde bakım için) dış parazit (dışarı çıkardığınız için ) pire bit her şeyi dökülecektir 2 3 gün içerisinde 2 3  gün kediyi sakın öpmeyin sevdikten sonra ellerinizi yıkayın aşı olduktan sonra kendini biraz bitkin hissedicektir ve uyuyacaktır ilerki zamanlarda 7 8 aylık iken kısırlaştırma yapabilirsiniz tabi ki  dış parazit ve  iç  parazit   3 ayda bir yapılıyor fiyatı 30 tl civarıdır 

Bu konuyu yazdır

  Telefonunza indirilebilicek uzaktan görünütülü konusma programları
Yazar: enes ebrem - 09-08-2017, 12:47 AM - Forum: Android programları - Yorum Yok

 Skype :
 Skype benimde kullandığım arkadaşlarınızı ekleyip hem sesli hem Sohbet çubuğu hemde görüntülü bir konuşma programıdır (Ücretsiz ) 
 Viber :
Viber programı hem Sesli Hem Görüntülü Hem Sohbet Çubuğu kullanılan bir Program dır Burada Arkadaşlarınızı ekleyip konuşabilirsiniz (Ücretsiz)

Bu konuyu yazdır

  Mobil oyunlarda 5 Oyun Önerisi
Yazar: enes ebrem - 09-08-2017, 12:38 AM - Forum: Android oyunlar - Yorum Yok

İnternetle Oynanabilen


Clash Of Clash
Oyunda köy ile başlayıp köyünüzü geliştiriyorsunuz başka insanların köylerini yamalayıp onların ganimetlerini çalıyorsunuz. Ayrıca klan da var arkadaşlarınızla klan kurup klan savaşları yapabiliyorsunuz. Benim puanım 10/9.

Clash  Royale
 Bu oyun ilk onerim olan Clash Of Clash ın yan  oyunudur Clash of Clash daki askerler Clash royalede de var Clash royale de ise Asker geliştirip Savaşıyorsunuz. Benim puanım 10/9.


Kelimelik
Genellikle olgun insaların sevdigi oyunlardan biri. Oyun size başlarda bir kaç harf  veriyor ve siz onlardan kelime olusturuyorsunuz. Rakip oyuncu da o kelimelerden bir harf ile ona verilen harflerle kelime olusturuyor eğer olusturamazsa pas diyor ve size sıra geçiyor. Bunda gelişmek yok ama genellikle olgun insanların sevdigi oyunlardan biri. Benim puanım 10/6.

 Mobile Legend
Benim en sevdiğim oyunlardan biridir League Of Legends Oyunun yapımcısı tarafından yapılmış bir oyundur. 5 vs 5 oynanır. Her oyundan sonra size belli bir miktar altın verir onlar ile yeni karakterler açılır. Her hafta  bir kaç ücretsiz şampiyon oynama hakkı verir. Her hafta O şampiyonlar değişmektedir. Benim puanım 10/9.


 Candy crush soda
Şeker oyunudur. Bölüm geçticke  zorluk artar. Offline bir oyundur. Arkadaşlarınızdan yardım isteyerek can kazanabilrisniiz. 5 can hakkınız vardır. 5 canınız bittikten sonra biraz beklyiorsunuz ve canlarınız doluyor ve her seviye başına  kullanılabilir ozellik veriyor. Benim puanım 10/8.

Bu konuyu yazdır

Thumbs Up Yağlar Hakkında Faydalı Bilgiler
Yazar: Zigibanda - 09-07-2017, 10:56 PM - Forum: Yemek tarifleri - Yorum Yok

Hepimiz yağlardan ve yağlı besinlerden uzak durmakla beslenme sorunumuzu çözdüğümüzü sanırız. Oysa yağlar vücudumuzun vazgeçilmezleri arasında.
Linkleri görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın.

İyi tanıyıp, bilinçli kullanarak onları yararlı hale getirebiliriz. Aşırı ve yetersiz beslenme arasında gidip gelerek bir türlü dengeyi kuramamak sık rastlanan bir sorun. 

Oysa diyet uzmanları enerji sağlayan besinleri abartmaksızın, beslenme dengesinin kurulmasından yana. 
Enerji sağlayan besinlerin başında ise yağlar geliyor.

Sanılanın aksine yağlar o kadar zararlı değil. Tam tersine gerekli. 

Enerji sağladıkları gibi, yağda eriyen vitaminlerin ve antioksidanların vücuda alınmasını sağlayan birer taşıyıcı vazifesi görürler ve elzem yağ asitleri dediğimiz asitlerin vücuda alınmasına yararlar.

Özetle; ihtiyacımız kadar kullanarak ve doymamış yağları tercih ederek beslendiğimizde, sağlıklı bir ömür sürebiliriz. Şunu da belirtmekte yarar var: Sosis, salam, krema, peynir, kavrulmuş fıstık, patates cipsi ve çikolata gibi besinlerin doymuş yağ oranı yüksek olduğu için kesinlikle uzak durmamız gerekiyor. 

Ayrıca katı yağ ve tereyağı gibi yağlar (doymuş yağ oranı yüksek ve doymamış yağ oranı düşük yağlar) kolestrolü yükseltip, damar tıkanıklığına, koroner yetmezliği ve kanser gibi hastalıklara neden oluyor.


Bir seminerin ardından:

Yağların yaşamımız üzerindeki önemini vurgulamak amacıyla Unilever tarafından düzenlenen “Beslenmede Yağlar ve Değişim” adlı seminerde özellikle kalp ve damar sağlığı ile yağlar arasındaki bu ilişki üzerinde duruldu. 

Yağların sağlığın ‘olmazsa olmazı’ olduğu da üzerine basa basa söylendi. Öyleyse hemen şu soruyu sorsak iyi olacak: “Hangi yağları tercih edeceğiz?” Cevap olarak, içinde en az miktarda doymuş yağ ve en yüksek miktarda doymamış yağ içerenleri denebilir kısaca. Ancak lezzetine olduğu kadar, A, D ve E gibi vitaminleri içermesine dikkat etmemiz, tereyağ gibi içinde kolesterol bulunan hayvansal yağlardan uzak durmamız şart.

Seminerde, konu hakkında bilgilendirici bir konuşma yapan Beslenme Uzmanı Paulus Verschuren, kalp sağlığı için doymuş yağların azaltılması, doymamış yağların ve E vitamininin arttırılması gereğine değinirken, bize küçük ipuçları da verdi…



Kahvaltıda tüketeceğimiz yağı seçerken;

Yumuşak olması,
Damak tadımıza hitap etmesi,
İçinde yağda eriyen vitamin ve besleyici maddelerin bulunması ve bunların emilime yardım ediyor olması, gibi özellikleri mutlaka dikkate almak gerekiyor. 

Paulus Verschuren, bu özellikleri içeren bitkisel özlü yağların, kalp ve damar sağlığının en büyük dostu kabul edildiğini belirtti.

Bu konuyu yazdır

Thumbs Up Hangi yemek için hangi baharat kullanılmalı?
Yazar: Zigibanda - 09-07-2017, 10:39 PM - Forum: Yemek tarifleri - Yorum Yok

Lezzetli yemek, hamur işi hatta tatlı çeşitlerinde baharat tercihi çok önemliHangi yemek için hangi baharat kullanılmalı İşte baharatların uyum sağladığı sebzeler ve baharat çeşitleri:

Bakla; dereotu, maydanoz, adaçayı

Bezelye;Maydanoz, dereotu, nane

Çorbalar:Fesleğen, maydanoz, kekik, nane

Salatalar:Kara biber, kekik, maydanoz, nane, reyhan, soğan, sarımsak

Komposto:Karanfil, tarçın, vanilya, zencefil

Havuç:Mercan köşk, maydanoz, dereotu, soğan sarımsak

Hamur işleri; dereotu, karabiber, susam, maydanoz

Kabak; dereotu, maydanoz, fesleğen, taze soğan

Kuru fasülye:Adaçayı, kırmızı biber, sumak kimyon, karabiber

Marul:Fesleğen, maydanoz, dereotu, kekik, nane

Mercimek:Soğan, sarımsak, kimyon, nane, defne

Nohut:Soğan, sarımsak, kara biber

Pirinçli tatlılarda:Tarçın, karanfil, vanilya, Hindistan cevizi

Pirinçli tuzlular:Safran, nane, yenibahar, tarçın, karabiber, maydanoz, dereotu

Tatlılar:Tarçın, karanfil, zencefil, kakule, vanilya, kakao

Ekmekler:Çörekotu, susam, zencefil, mahlep, haşhaş.

Acı Kırmızı Toz Biber: Acı ve tatlı taze biberlerin kurutulup, dövülmesinden elde edilmiştir.Sıcak yöre yemeklerinin çoğunda kullanılır.

Adaçayı: Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Ege bölgesinde, çay yapılan bir aromalı ot. Avrupa ülkelerinin mutfaklarında kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde kullanılır.

Anason: Anayurdu Mısır olan anason, maydanozgillerden bir bitkinin küçük, yeşilimsi, taylı ve baharlı bir tohumudur. Hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır.

Ardıç: Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Kümes hayvanlarının etlerinin pişirilmesinde ve dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır.

Beyaz Toz Biber: Karabiberin dış kabuğu alınmış ve öğütülmüş olanıdır. Karabiberden daha keskin kokuludur ama tadı karabibere göre daha hafiftir.

Biberiye: Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, et yemeklerinde ve soslarda kullanılır. Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır.

Çemenotu: Sert, kahverengimsi sarı renkli bir tohumdur. Öğütülmüş olarak turşularda, çorbalarda, soslarda, güveçlerde ve et yemeklerinde kullanılır.

Cevz-i Bevva: Sıcak bölgelerde yetişen bir ağacın bir yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır.

Çörekotu: Çöreklerde ve ekmeklerin üzerine pişirilirken serpilir. Salatalarda da çörekotu kullanılabilir.

Defne: Çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda ayrıca bazı turşu ve konservelerde kullanılır.

Dereotu: Maydonozdan sonra en çok kullanılan taze ot. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Birçok salata ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılır.

Dolmalık Fıstık: Özellikle dolma içlerinde kullanılır.

Fasulye Otu: Özellikle kurufasulye ya da diğer baklagiller pişirilirken katılırsa lezzet veren bir ottur.

Frenk Fesleğeni: Nanegillerden tropik kökenli bir ot. Domatesle mükemmel bir uyumu vardır. Patlcan ve biberli yemeklerle de önerilir. Sarmısakla birleştiğinde biberli bir tat kazanır.

Frenk Maydanozu: Yerli maydanozun kıvırcık yapraklısı. Kokusu daha hafiftir. Süslemeye çok uygundur.

Hardal: Bu bitkinin tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Izgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır.

Haşhaş Tohumu: Haşhaş bitkisinin tohumudur. Mavi-siyah veya beyaz renkte olur. Ekmek, çörek, börek gibi fırın ürünlerinde kullanılır.Ayrıca kavrularak salata, kanape, meze ve sebze yemeklerine de katılır.

Hintcevizi: Bir diğer adı müskat'tır. Beşamel sos ve benzerleri ile peynirli yemeklerde kullanılır. En ince rendeden çekilir. Acımsı tadından ötürü çok küçük miktarlarda kullanılmalıdır.

Karabiber: Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemekte bütün veya toz durumda kullanmak mümkündür.

Kakule: Sıcak iklimlerde yetişen kakulenin tohumları küçük ve beyazımsı renktedir. İştah açıcı ve mide bozukluklarını giderici özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır.

Karanfil: Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcukları kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, soğanla birlikte bazı yahnilerde kullanılır. Elma ile ilginç bir uyumu vardır.

Kerbel: Bir maydanoz türüdür. Salatalarda kullanılır.

Kereviz: Kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitkidir. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı yerlerde yaprakları çiğ olarak da kullanılmaktadır.

Kekik: Etlerde, ızgaralarda, sebzelerde ve balıklarda kullanılır. Özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol kullanılır.
Kimyon : Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Türk mutfağında, köftelerde, bazı et yemeklerinde ve sucuk yapımında kullanılır.

Kişniş: Kişniş genellikle şuruplarda ve likörlerde kullanılmaktadır. Kişniş şekeri pastacılıkta ve bazı et yemeklerinde de kullanılmaktadır. Bitkinin yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.

Köftebaharı: Köftelerde kullanılır.

Köri: Kimyon, biber, zerdeçal, kişniş, karanfil, kakule, zencefil, hintcevizi, demirhindi ve acı kırmızı biberden oluşan bir baharat karışımıdır.

Kuru Tarhun: Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır.

Kuşüzümü: Pilav, dolma içleri ve bazı tatlılarda kullanılır.

Maydanoz: Her türlü salata ve yemekte kullanılır. Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sularında bu köklerden yararlanılmaktadır.

Melisotu: Salata veya taze meyveler ile kullanılır.

Mercanköşk: Kekiğe çok yakın bir ottur. Salatalardan başka et yemeklerinde, sebzelerle de kullanılır. Genellikle yemeğe pişmesine yakın konur. Sindirimi kolaylaştırıcı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.

Miskotu: Kaz, ördek, yılanbalığı gibi yağlı yiyeceklerde ve yahnilerde kullanılır. Vermut tipi bazı şarapların yapımında vazgeçilmez bir ottur.

Muskat: (küçük hindistan cevizi) Kullanılan kısmı tohumudur. Itırlı bir tada ve kokuya sahip olan muskat çok sert olduğundan rendelenmiş olarak da satılır. Antiseptik, iştah açıcı, mide ve kalbi kuvvetlendirici ve safra taşlarının erimesine yardımcı özellikleri vardır.

Nane: Çorbalardan sebzelere kadar birçok yemekte kullanılır. Etlerden koyun ve kuzuya konulur.Ayrıca genellikle salatalarda da kullanılır.

Pembebiber: Özellikle soslarda, et ve balık yemeklerinde kullanılır.

Pimpinel: Bir anason türüdür. Genellikle çorba, sebze ve balık yemeklerinde kullanılır.

Pul Kırmızı Biber: Acı taze biberlerin kurutulup pul haline getirilmesi ile yapılır.

Rezene: Anason kokulu bir ot. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır.

Roka: Yaprakları turp yaprağına benzeyen bir bitkidir. Salata olarak veya tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Ayrıca, servis tabaklarının süslemesinde de kullanılır.

Safran: Safran, kullanıldığı yemeğe sapsarı bir renk verir. Keskin ve hafif acımsı bir tadı vardır. Bazı balık ve deniz mahsulleri yahnilerinde, pilavlarda ve sütlü, pirinçli tatlılarda kullanılır. Zeytinyağında ise hiç erimez. Ayrıca safrandan zerde adı verilen bir tatlı da yapılır.

Sumak: Toz haline getirilerek kullanılmaktadır. Ekşimsi bir tadı vardır. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılır.

Susam: Simit ve benzer çeşitli hamurlu yiyeceklerde ya da tahin yapmında kullanılır.

Tarçın (çubuk): Bazı pasta, kek, bisküviler ve sütlü tatlılarda ayrıca boza, salep gibi içeceklerde kullanılmaktadır.

Tarhun: Bazı soslarda, salçalı et yemeklerde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda kullanılır.

Tatlı Kırmızı Toz Biber: Tatlı kırmızı biberlerin kurutulup toz haline getirilmesiyle elde edilir. Pek çok yemekte kullanılır.

Tere: Bu bitkinin yaprakları genellikle salata olarak yenir. Servis tabakların süslenmelerinde de kullanılır.

Toz Tarçın: Çubuk tarçının kullanıldığı her yerde kullanılır.

Vanilya: Meksika kökenli bir baharat. Pastacılık ve şekercilikte krema, kek, dondurma, komposto, poşe meyveler ve sütlü tatlıları lezzetlendirmek için kullanılır.

Yenibahar: Kullanılan kısmı meyvesidir. İştah açıcı, gaz söktürücü ve kabıza karşı etkilidir. Mutfakta ise etli yemeklerde, köfte, sosis, çeşitli tatlı ve dolmalarda kullanılır.

Zencefil: Bir bitkinin toprak altında kalan gövdesinin kurutulmasıyla elde edilir. Genellikle şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır.

Zerdeçal: Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte bir bitkidir. Et, balık, yumurtalı yemeklere katılır. Ayrıca kimi zaman safranın yerine de kullanılmaktadır.

Bu konuyu yazdır

Thumbs Up Kahvaltılık Waffle
Yazar: Zigibanda - 09-07-2017, 10:27 PM - Forum: Yemek tarifleri - Yorum Yok

RPamOR.jpg

Malzemeler:


1 su bardağı süt 
2 adet yumurta
Yarım su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı un
Yarım paket kabartma tozu
Tuz

Üzeri için:

Taze soğan 
Maydanoz
Kişi sayı kadar yumurta
Tereyağı

Waffle için tüm malzemeleri karıştırıp, iyice çırpın. 

Ardından waffle makinenize hamuru aktarıp, pişirin. 

Waffle piştikten sonra üzerine tereyağı ile hazırladığınız göz yumurtaları, ardından ince kıyılmış taze soğanları ilave ederek servis ediniz.

Bu konuyu yazdır

Thumbs Up Karpuz Pasta
Yazar: Zigibanda - 09-07-2017, 10:20 PM - Forum: Pasta, tatlı, reçel ve marmelatlar - Yorum Yok

PrR8l5.jpg

Malzemeler


1 adet orta boy karpuz
1 su bardağı ahududu
1/2 su bardağı yaban mersini
1 su bardağı file badem

Kreması için:

2 paket toz krem şanti
3 çay bardağı soğuk süt

Bol suda yıkadığınız karpuzu, alt ve üst kısmından kesin. Küp halini alan karpuzu rahatça şekil verebileceğiniz bir zemine dik olarak oturtun.

Karpuz kabuğuna taktırdığınız keskin bir bıçağı, aşağı doğru hareket ettirip karpuz kabuklarını bu şekilde soyun. Bıçağa şekil verip onu esnetecek olan sizsiniz, bunu unutmayın.

Küçük bir bıçak yardımıyla kalan beyaz kısımları alıp son rötuşları yapın.

Kabukları tamamen soyulmuş karpuzdan oluşan pasta tabanı daha doğrusu kütleniz hazır. İki katlı pastalar hazırlamak için onu bölebilir, kalıp yardımıyla şekil verebilir ya da bütün olarak kullanabilirsiniz.

Pastanın kreması için; toz krem şantiyi soğuk süt ilavesiyle mikserle çırpın. Köpürüp yoğun bir kıvam alan şantiyi derin dondurucuda bekletin.

Servis tabağına aldığınız karpuzun fazla suyunu kağıt havlu yardımıyla alın.

Derin dondurucudan çıkardığınız kremayla karpuzun üzerini hızlıca kaplayın. Yan kısımlarını düz bir spatula yardımıyla düzeltin. Karpuzun gözükmemesine özen gösterin.

Pastanın üzerini yaban mersini ve ahududu taneleriyle süsleyin. Yan kısımlarını badem kırıkları ya da file badem parçalarıyla kaplayın.

Buzdolabında 6-8 saat kadar soğuttuğunuz karpuz pastayı, dilimledikten sonra sevdiklerinizle paylaşın.

NOT: Kremanın daha kısa sürede katı hale gelmesi için küçük bir paket krema sertleştirici kullanabilirsiniz.Karpuzu ve krema yapımında kullandığınız sütü buzdolabında soğuttuktan sonra kullanın.Keskin bir bıçak yardımıyla karpuz kabuklarının kalın kısımlarını, küçük bir bıçak yardımıyla da kalan beyaz kısımlarını almaya dikkat edin.Kremanın donması önemli! Son şeklini verdiğiniz karpuz pastayı, buzdolabında ya da derin dondurucuda soğuttuktan sonra servis yapmayı unutmayın.

Bu konuyu yazdır

  İsgal modu geldi
Yazar: enes ebrem - 09-07-2017, 10:04 PM - Forum: League of legends - Yorumlar (1)

Bu 5 kişilik ortaklaşa mücadelede  yıldız muhafızları  olarak hep birlikte işgalci canavarlara  karşı koyup şehri koruyun

Bu konuyu yazdır

Exclamation Bayatlamayan sütsüz poğaça tarifi ( Ön mayalama yok )
Yazar: Zigibanda - 09-07-2017, 04:04 PM - Forum: Pilav makarna ve hamur işleri - Yorum Yok

Malzemeler :

-1 su bardağı sıvı yağ
-2 su bardağı ılık su
-2 yumurta
-4 silme yemek kaşığı şeker
-1 silme yemek kaşığı tuz
-2 paket yaş maya ( poğaçamızın püf noktası 2 paket yaşmaya mutlaka kullanalım)
-7 buçuk su bardağı un

İç Malzemesi :

Peynir, patates vs. istediğiniz malzemeyi kullanabilirsiniz ben içi boş ya da kaşar peynirli yapıyorum.

Üzeri için :

-2 yumurta sarısı
Çörek otu / Susam ( Kullanmayabilirsiniz de. )

Yapılışı: 

* Su ,sıvı yağ, yoğurma kabına dökelim.
* İçine mayalarınızı parçalayıp koyalım.
* Yumurtaları, şekeri de koyup elimizle ya da çırpma teli ile karıştıralım.
* 3-4 su bardağı unu, tuzu katıp yoğurmaya başlayalım.
* Kalan unumuzu da yavaş yavaş ekleyerek yumuşak sert olmayan bir hamur yoğuralım.
* İç malzememizi hazırlayana kadar hamurumuz 5-10 dakika bekletip mandalinadan biraz küçük bezeler alıp elimizle biraz açıp içine harcımızı koyup kapatıp elimizde yuvarlayıp tepsimize dizelim.
* Üzerini poşetle örtüp 30 dakika tepsi mayasında bekletelim.
*Tepsi mayamız gelince fırınımızı 190-200 derecede ısıtıp yumurta sarısı çörek otu susam serpip kızarana kadar 15-20 dakika pişirelim.

Afiyet olsun. smile.gif

Bu konuyu yazdır

Forum İstatistikleri
Son Mesajlar
Konu Tarih, zaman  Yazar Son Mesaj Forum
  İşte Türkiye'nin en çok s... 09-10, 23:40 Zigibanda Zigibanda Ekonomi haber...
  Çin benzinli otomobilleri... 09-10, 23:37 Zigibanda Zigibanda Ekonomi haber...
  Eski Polis, Fethullah Gül... 09-10, 23:35 Zigibanda Zigibanda Türkiye'den h...
  15 Temmuz Gecesi Erdoğan'... 09-10, 23:34 Zigibanda Zigibanda Türkiye'den h...
  15 Temmuz Gecesi Erdoğan'... 09-10, 23:32 Zigibanda Zigibanda Türkiye'den h...
  Psikolojik Terimler Sözlü... 09-09, 19:26 Zigibanda Zigibanda Ruh sağlığı
  Psikolojinin tanımı 09-09, 19:26 Zigibanda Zigibanda Ruh sağlığı
  Psikolojinin tanımı 09-09, 19:17 Zigibanda Zigibanda Ruh sağlığı
  Pekingese hakkında bilgi 09-08, 22:32 enes ebrem enes ebrem Hayvanlar ale...
  Beagle hakkında bilgi 09-08, 22:25 enes ebrem enes ebrem Hayvanlar ale...
  Pug Hakkında bilgi 09-08, 22:24 enes ebrem enes ebrem Hayvanlar ale...
En Çok Görüntüleme
  Yeni Rün Sist... 397
  İlacın Tarihç... 298
  Karıncalar 277
  Üye olun ve k... 275
  Namık Yılmaz 252
En Çok Puanlama
Serdar Tahsin DEMİR 1
enes ebrem 1
Zigibanda_41 0
Bozkurt66 0
Edaeren 0
En Çok Cevaplananlar
  İsgal modu ge... 1
  Üye olun ve k... 1
  Namık Yılmaz 1
  Sapyoseksüel ... 0
  Terazi Burcun... 0
En İyi Yorumcu
Zigibanda 86
enes ebrem 12
Serdar Tahsin DEMİR 8
Bozkurt66 1
karaprens99 1
En Çok TeşekkÜr
tokoss 0
Zigibanda__ 0
karaprens99 0
Serdar Tahsin DEMİR 0
Seval özyurtlu 0
Yeni Üyeler
tokoss 05-10
RichardHab 05-11
ScottNar 05-10
ArmandFloms 05-10
enes ebrem 05-05



10tl.net Destek Forumu -